Bir konut, ofis veya restorana adım attığınızda; gözünüzle gördüğünüz şey kadar kulağınızla algıladığınız da mekânı belirler. Yankı ile boğulan bir restoran; ne kadar güzel tasarlanmış olursa olsun, kullanılmaz. Bu yüzden iç mimarlıkta akustik; tasarımın gizli temel taşıdır.
Yansıma süresi
Akustik konforu belirleyen ana metrik; bir sesin mekânın yüzeylerine çarparak %60 oranında soğurulmasına kadar geçen süredir. Konutlarda 0,4 saniye altında, restoranlarda 0,8 saniye altında, ofislerde 0,5 saniye civarında tutulması idealdir. Yüksek yansıma süresi; mekânda “ses gürültüye dönüşür” hissini yaratır.
Yumuşak yüzeyler
Akustiği iyileştirmenin en bilinen yolu; mekâna yumuşak yüzeyler eklemektir. Halı, perde, duvara monte tekstil paneller, akustik tavan kasetleri. Ancak bu yaklaşım; mekânın görsel diline her zaman uymaz. Merve’da; akustik panel görüntüsünden mümkün olduğunca kaçınmaya çalışırız.
Gizli akustik çözümleri
Tavanlarda; üst yüzeyi delikli olan ahşap panellerin arkasına yerleştirilen mineral yün; gözle görünmez ama akustik düzeltmenin %70’ini sağlayabilir. Duvarlarda; sanat eseri görünümünde tasarlanan, gerçekte ise akustik soğurucu olarak çalışan dokunmatik paneller kullanılabilir. Mobilyada; içi delikli yapıda tasarlanmış kütüphane sırtlığı; gözle görünmeyen bir akustik soğurucu olarak çalışır.
Sesin yönlendirilmesi
Akustik; yalnızca sesi soğurma meselesi değildir. Bir konferans veya restoran mekânında; sesin doğru yönde yansıması da kritiktir. Eğimli tavanlar, açılı duvarlar veya stratejik konumlanmış reflektörler; sesin istenilen yöne yönelmesini sağlar.
Erken karar
Akustik; iç mimari kararlarının en başında, mekânın hacmi belirlenirken alınmalıdır. Çünkü hacmin geometrisi; akustik karakteri %50 oranında belirler. Tasarımın sonunda eklenen akustik müdahaleler; her zaman bir kompromisle sonuçlanır.


